geçen sen bu dönemle
şuan arasında,
ben tek fark görüyorum...
takımın kampta olması,
diğer herşey aynı oyuncu kardeşlerimizin istekli oluşu,
nakit problemi,
belediyenin vurdumduymaz, ben yaptım oldu tavrı,
&&&&
mesela yönetimimizin bir kaç projesi var,
lokal olarak nakit problemini
çözeceği iddaasında yönetimimiz,
belediyenin olurunu bekliyor sadece,
maalesef ben bunlardan da ümitli değilim,
e geriye ne kaldı,
kombineler mi?
biz bu takımı destekliyoruz,
taraftarıyız,
geçmişe süngerde çekiyoruz,
hem de her hafta,
her mağlubiyetten sonra bir sonraki maçı,
umutla beklemeyi daha geçen sezon öğrendik,
-kocaelispor tribünü deplasmandan
tek farklı galibiyetle dönen takımına soğuk bakan
bir gelenekten gelmektedir ki
siz bunu benden daha iyi bilirsiniz...-
şimdi ortada yüklü bir fatura var,
ödeme tarihi çoktan geçmiş olan,
ben nacizane bir taraftarım...
kessinler bu faturayı da bana,
&&&&
bu faturayı ortaya bırakıp kaçanları,
bu durumu bilerek isteyerek ortaya çıkartanları,
bu durumdan fayda sağlayanları,
bu faturanın gerçek sahiplerini,
verdik dedikleri 30 trilyonu,
izmir de, kupamızı kaptanla kaldıran
ardından izmitte kupamızla gövde gösterisi yapanları,
unutalım...
hesap dahi sormayalım,
Geçmişi geçmişte bırakalım
Faydası yok çünkü.
ben armutum hayri abi,
tek suçu kombine almamak olan...
taraftar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
taraftar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Ağustos 2010 Salı
15 Şubat 2010 Pazartesi
yalancı baharın yalan çiçeği
Ligde kalacağımıza inanıyorum ama adem çalık'ın inandığı kadar... 98 gün bekledik meğerse yalancı baharmış... (bu fotoyu da maçın ardından evimin bahçesinde çektim)CENGİZ KURTOĞLU tüm kocaelispor taraftarları için söylüyor
Yalancı Bahar Sözleri
Gözlerin ayrılık adresi sanki
Aşkıma ihanet beklemiyorum
Bu muydu sevdanın payına düşen
Ben seni gözümden sakınıyordum
Yaşamaksa yaşanılır
Kader buysa katlanılır
Bende bir kaç hazin duygu
Kalleşliğin sende kalır
Yalancı baharın yalan çiçeği
Vefasızlık senin meziyetinmiş
Sen beni bırakıp gidiyorsun ya
İnsanlığın seni çoktan terketmiş
Yolunda harcarken Bütün ömrümü
Sende görmek varmış Zalim zulmünü
Yaşamaksa yaşanılır
Kader buysa katlanılır
Bende bir kaç hazin duygu
Kalleşliğin sende kalır
4 Ağustos 2009 Salı
Antagonist ve tribün kültürü ilişkisi
antagonist: Fransızca “antagoniste” sözü "hasım, vuruşan, karşıt, çatışan" anlamlarındadır. Bu söz için önerim düşmanca veya hasımca kelimeleridir. aynı köke dayanan antagonizm sözüne ise düşmanlık, hasımlık karşılıklarını öneriyoruz.
Bu tanımlama sinema literatüründe ise protagonist-antagonist (kahraman - anti kahraman) karşılaşması olarak belirir, aslında kahramanın karşısındaki tüm zorlukların tamamı (fiziksel, psikolojik, gerçek yada yanılsama) antagonisttir, tabii ki günümüz sinemasında anti kahramanların daha fazla öne çıktığı da aşikardır. Örneğin;
Vito Corleone (baba)
Darth Vader (starwars)
Jigsaw (testere)
Ajan Smith (matrix)
Dexter Morgan (dexter)
Hannibal Lecter (kuzuların sessizliği)
Joker (batman–4)
Bu blog adını tamda bu tanımlamadan almaktadır işte, futbolun kahramanı futbolun araçlarıdır, taktik, oyuncular, teknik direktör ve hakemler gibi, ama spor medyası sadece bu işin magazinsel yanını önümüze sürmekteler. Birkaç saniye içinde gelişen bir hatalı bir hakem kararı için saatlerce televizyonları işgal edip daha sonuca dahi varamadan sabah saatlerine kadar insanları meşgul etmekteler ve var olmayan bir gerçeği de bize dayatmaya çalışan silik ve zayıf kahramanlar haline gelmekteler.
Biz taraftarlar olarak pek söz sahibi olamadığımız futbol olgusu içerisinde antagonist karakterler gibi sürekli değiştirilmek, dışlanmak ve hatta futbolu çirkinleştirdiğimiz savlarına mazur kalmaktayız.
Bu blog da KOCAELİSPORUMUZU merkez almak sureti ile futbolun sadece taktiksel yönünü ve skor yazarlığına dayanmadan galibiyet ya da mağlubiyet destanları yazmadan, taraflıca (ne yani benim tarafsız olmamı mı bekliyordunuz.) yazılar yazmaya çalışacağım.
Saygılarımla.
Bu tanımlama sinema literatüründe ise protagonist-antagonist (kahraman - anti kahraman) karşılaşması olarak belirir, aslında kahramanın karşısındaki tüm zorlukların tamamı (fiziksel, psikolojik, gerçek yada yanılsama) antagonisttir, tabii ki günümüz sinemasında anti kahramanların daha fazla öne çıktığı da aşikardır. Örneğin;
Vito Corleone (baba)
Darth Vader (starwars)
Jigsaw (testere)
Ajan Smith (matrix)
Dexter Morgan (dexter)
Hannibal Lecter (kuzuların sessizliği)
Joker (batman–4)
Bu blog adını tamda bu tanımlamadan almaktadır işte, futbolun kahramanı futbolun araçlarıdır, taktik, oyuncular, teknik direktör ve hakemler gibi, ama spor medyası sadece bu işin magazinsel yanını önümüze sürmekteler. Birkaç saniye içinde gelişen bir hatalı bir hakem kararı için saatlerce televizyonları işgal edip daha sonuca dahi varamadan sabah saatlerine kadar insanları meşgul etmekteler ve var olmayan bir gerçeği de bize dayatmaya çalışan silik ve zayıf kahramanlar haline gelmekteler.
Biz taraftarlar olarak pek söz sahibi olamadığımız futbol olgusu içerisinde antagonist karakterler gibi sürekli değiştirilmek, dışlanmak ve hatta futbolu çirkinleştirdiğimiz savlarına mazur kalmaktayız.
Bu blog da KOCAELİSPORUMUZU merkez almak sureti ile futbolun sadece taktiksel yönünü ve skor yazarlığına dayanmadan galibiyet ya da mağlubiyet destanları yazmadan, taraflıca (ne yani benim tarafsız olmamı mı bekliyordunuz.) yazılar yazmaya çalışacağım.
Saygılarımla.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)