Genel kurulumuzun yapıldığı 12 ARALIK 2009 tarihinden bu güne 13 gün geçti, başka bir deyiş ile dokuz iş günü,
Federasyonun kulübümüze transfer yasağı getirmesine neden olan 63 dosya ve yaklaşık 13.000.000 TL olan borç bu kadar kısıtlı bir zaman içerisinde borçlular ile bire bir görüşülmesi ve tümünün ikna edilmesi gibi zor bir süreç aşıldı.
Başkanımız “ transfer izni bizim namusumuzdur” açıklaması ile bu ahvali oturttuğu platformda, ne kadar gerçekçi bir tespit yaptığını, bu sıkı çalışması ile tüm spor kamuoyuna ispat etmiş oldu.
13 gün içerisinde, her gün ortalama 5 kişi ile görüşülmüş olmalı, bu borcun 2.000.000 TL’lik kısmından alacaklılar vazgeçirilmiş. Toplam ödenecek miktar 4.750.000 TL ki bu para, başkanın 13–14–15 OCAK 2010 tarihli şahsi çekleri ile alacaklılara teslim edilmiş durumda, ötelenen borç 6.750.000 TL yaklaşık toplam borcun yarısı, çekler nakde çevrilince borcun ötelenmesi için alınan muvafakat nameler geçerlilik kazanacak.
Bu iş bitiricilik ayakta alkışlanacak bir girişim,
Benim içimde yinede bir korku var ki "federasyonun son anda bir pürüz çıkarabileceği", hoş bu sistem alacaklıların federasyondan dosyalarını çekmesi ile federasyona olan borcun ortadan kalkmasına dayanıyor.
Yaşanılanlardan sonra bir miktar kaygı duyuyor olmak da herhalde makul karşılanabilir.
Yeni transferlerin toplu imza töreninin yapılacağı güne kadar gönlümü ferah tutacağım artık,
yönetim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yönetim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Aralık 2009 Perşembe
5 Kasım 2009 Perşembe
Dayanağın Değişimi
noreply@blogger.com (ali rıza) tarafından “alan daraltma” bloguna gönderilen yazıya(*) ithafen;
Kendi başına ayakta duramayan bazı güçler vardır, illaki bir dayanağa bir payanda’ya ihtiyaç duyar,
Bu dayanağın gün gelip de yaptığı işten feragat etmesi veya ayrılmak istediği durumlarda ya yerine bu görevi üstlenecek yeni bir materyal bulunur ya da bu güç yok olmak üzere parçalanmaya başlar,
Çarşı grubunun biz artık tribünden çekiliyoruz ağzı ile başlayan bir sürecin artık bu raddeye gelerek bir sonu hazırlıyor olması durumu gibi, ki bu senaryonun bir benzerini Sn. Süleyman Seba’ya bile uyguladılar vakti zamanında,
Gelelim bize; başkan yardımcısının istifası ile topal kalan ve tribüncülerin bir kısmı tarafından bu günümüzde bile bir yönetim adayımız var mantığı ile destek bulan Kocaelispor yönetimi için de sonun başlangıcına geliniyor. Bu hafta hiç de hoşuma gitmeyen “Yönetim istifa” sloganın artık maratonda vücut bulacağına olan inancım hat safhada,
Türk futbolu için asıl tartışılması gereken konu ise şu galiba;
Tribünün böylesi bir gücü olmalı mı?
Dayanaklar mı, yoksa güçler mi egemen futbolda, bunu yakında yaşayarak öğreneceğiz,
(*) ilgi yazı için link
http://alandaraltma.blogspot.com/2009/11/degisimin-dayanag.html
Kendi başına ayakta duramayan bazı güçler vardır, illaki bir dayanağa bir payanda’ya ihtiyaç duyar,
Bu dayanağın gün gelip de yaptığı işten feragat etmesi veya ayrılmak istediği durumlarda ya yerine bu görevi üstlenecek yeni bir materyal bulunur ya da bu güç yok olmak üzere parçalanmaya başlar,
Çarşı grubunun biz artık tribünden çekiliyoruz ağzı ile başlayan bir sürecin artık bu raddeye gelerek bir sonu hazırlıyor olması durumu gibi, ki bu senaryonun bir benzerini Sn. Süleyman Seba’ya bile uyguladılar vakti zamanında,
Gelelim bize; başkan yardımcısının istifası ile topal kalan ve tribüncülerin bir kısmı tarafından bu günümüzde bile bir yönetim adayımız var mantığı ile destek bulan Kocaelispor yönetimi için de sonun başlangıcına geliniyor. Bu hafta hiç de hoşuma gitmeyen “Yönetim istifa” sloganın artık maratonda vücut bulacağına olan inancım hat safhada,
Türk futbolu için asıl tartışılması gereken konu ise şu galiba;
Tribünün böylesi bir gücü olmalı mı?
Dayanaklar mı, yoksa güçler mi egemen futbolda, bunu yakında yaşayarak öğreneceğiz,
(*) ilgi yazı için link
http://alandaraltma.blogspot.com/2009/11/degisimin-dayanag.html
5 Ekim 2009 Pazartesi
genç futbolcular tedirgin (!)
Takım karışık, genç futbolcular tedirgin;
Maçtan önce Muammer Çelik abinin serdar ile takımın kamp yaptığı otelde özel görüşme yaptıklarını ima etti, başkan yaman, ardından ekledi.
Takım etki altında kalmasın diye bizim başka otele geçmemize rağmen;
Oyuncuların bir kısmı da idmana çıkmadı ardından, (Hoca moralsiz oldukları için izin verdim dedi, Yönetime karşı korudu gençleri takdir ettim.)
Maçta 6dk. 25dk. İki kırmızı;
12dk. Penaltıdan gol,
Dokuz kişi kalan takımının 65dk mücadelesi, (taraftarımız içinden maçtaki bu olayları oyuncularımızın komplosu olarak nitelendirenler bile var.(!) bu kafayı anlamam mümkün değil.)
Peki, hakemin maçın son bölümlerinde söylediği talihsiz cümle nasıl yorumlanır, kanım dondu duyunca, vallahi bir art niyet aramıyorum. bir faul pozisyonunun ardından "hocam etki altında kalıyorsun" diye itiraz eden Altaylı Burak’a "iki adam attım daha ne yapayım" diye verdiği cevap, bu konuşmaları Cem Sinan’ın maç ardından verdiği röportaj sayesinde öğrendik. (Hakemin maçtan sonra özür dileme kafası var bir de, işte bunu da hiç anlayabilmiş değilim.)
Bu durum Türk hakemliğinin seviyesinin (özellikle futbol kültürü adına) en güzel örneği değilmidir,
Neden dünya kupasına hakem gönderemiyoruz? Sorusunun dahi cevabını buralarda aramak lazım,
Bu hafta defansif kurgumuzdan iki adam eksik olacak ki bunlardan biri sezon başından beri mücadeleci oyunu ile türk futbolunun yıllardır aradığı sol bek olmaya aday Harun(33), diğeri de defansın göbeğinden Emirhan(21),
Yönetiminde suyu Muammer Çelik abinin çalışma başlattı iddiaları ile ısınmaya başladı,
Daha zor bir maç olacak rakibimiz G.Antep Belediye Ç.Rize’yi devirdi bu hafta, moralli olacaklar, biz ise eksik ve iç hesaplaşma mağduru bir takımız sorunlarımız bir hafta da çözülecek gibi de değil,
Maçtan önce Muammer Çelik abinin serdar ile takımın kamp yaptığı otelde özel görüşme yaptıklarını ima etti, başkan yaman, ardından ekledi.
Takım etki altında kalmasın diye bizim başka otele geçmemize rağmen;
Oyuncuların bir kısmı da idmana çıkmadı ardından, (Hoca moralsiz oldukları için izin verdim dedi, Yönetime karşı korudu gençleri takdir ettim.)
Maçta 6dk. 25dk. İki kırmızı;
12dk. Penaltıdan gol,
Dokuz kişi kalan takımının 65dk mücadelesi, (taraftarımız içinden maçtaki bu olayları oyuncularımızın komplosu olarak nitelendirenler bile var.(!) bu kafayı anlamam mümkün değil.)
Peki, hakemin maçın son bölümlerinde söylediği talihsiz cümle nasıl yorumlanır, kanım dondu duyunca, vallahi bir art niyet aramıyorum. bir faul pozisyonunun ardından "hocam etki altında kalıyorsun" diye itiraz eden Altaylı Burak’a "iki adam attım daha ne yapayım" diye verdiği cevap, bu konuşmaları Cem Sinan’ın maç ardından verdiği röportaj sayesinde öğrendik. (Hakemin maçtan sonra özür dileme kafası var bir de, işte bunu da hiç anlayabilmiş değilim.)
Bu durum Türk hakemliğinin seviyesinin (özellikle futbol kültürü adına) en güzel örneği değilmidir,
Neden dünya kupasına hakem gönderemiyoruz? Sorusunun dahi cevabını buralarda aramak lazım,
Bu hafta defansif kurgumuzdan iki adam eksik olacak ki bunlardan biri sezon başından beri mücadeleci oyunu ile türk futbolunun yıllardır aradığı sol bek olmaya aday Harun(33), diğeri de defansın göbeğinden Emirhan(21),
Yönetiminde suyu Muammer Çelik abinin çalışma başlattı iddiaları ile ısınmaya başladı,
Daha zor bir maç olacak rakibimiz G.Antep Belediye Ç.Rize’yi devirdi bu hafta, moralli olacaklar, biz ise eksik ve iç hesaplaşma mağduru bir takımız sorunlarımız bir hafta da çözülecek gibi de değil,
1 Ekim 2009 Perşembe
profesyonel futbol ve ara transfer rüyası
MADDE 3 - PROFESYONEL FUTBOLCULAR
Bir kulüple yazılı sözleşme yapmış olan ve kendisine futbol faaliyetleri kapsamında yaptığı harcamalardan daha fazla miktarda ödeme yapılan futbolcudur.
(TFF PROFESYONEL FUTBOLCULARIN STATÜSÜ ve TRANSFERLERİ TALİMATI / HAZİRAN 2009)
Başlamadan önce profesyonel futbolcunun tanımını aldım TFF’ nin sitesinden kısa ve öz bir tanım ile başlamak istedim, bu tanımı iyi özümsemiş olmak gerekiyor profesyonel olmak için,
Yani her profesyonel yapıda olduğu gibi futbolun da profesyonelliği kar etmek amacıyla oluşturulmuş bir yapıdır ki bunu yargılamak bana düşmez,
Günümüz koşullarında “profesyonellik” ve “amatörlük” arasındaki tek fark ise “ödemenin” yapılış şekli gibi görünmektedir.
Demek ki amatör olsun profesyonel olsun, günümüzün futbolunda her şeyin başı maddi kazanımdır.
Her problemde futbolculardan duyduğumuz klişe “bizde ailemizi buradan kazandıklarımızla geçindiriyoruz” cümle aslında haklımıdır. (!)
Peki, şuan kadromuzda bulunan 26 oyuncunun 23’ü gerçektende, futbolun bu profesyonel tarafını teğet geçerek mücadele ettiklerini kabul etmek gerekir. Bu durumda verilen mücadelede kesinlikle bir özveri ve aidiyet temeli vardır bunu kimse inkâr edemez.(kalan üç oyuncuyu da diğerlerine göre daha profesyonel oldukları gerekçesi ile ayrı tutuyorum Serdar(41), Cem Sinan(2), Hamza(86))
Ara transfer dönemi başlangıcı liglerin devre arasına yani ocak ayı içerisine tekabül ediyor. İlk devre sonuçlandığında böyle kötü bir mali yapı ve ligdeki olası kötü pozisyonumuzu göz önüne aldığımızda, bu camiaya aidiyet duygusu olmayan, özveri ile sezonu tamamlayacağı meçhul, 5 ay boyunca ciddi bir müsabakada forma giymemiş bir yedek(!) kadrodan, nasıl bir mücadele bekleyeceğiz.
Aşağıda listelediğim bu yedek(!) kadronun içinden kaç kişi bu mücadelede yer almak ister?
Ahmet Şahin; yaş 31, 12 yıldır profesyonel futbolcu, 5 farklı kulüpte futbol oynadı, 2 sezon KOCAELİSPOR da (2001–2003) futbol oynadı,
Emrehan Ceylan; yaş 29, 12 yıldır profesyonel futbolcu, 15 farklı kulüpte futbol oynadı, KOCAELİSPOR da daha önce oynamadı,
İsmail Konuk; yaş 21, 3 yıldır profesyonel futbolcu, 3 farklı kulüpte futbol oynadı, KOCAELİSPOR da daha önce oynamadı,
Bülent Uzun; yaş 19, 2 yıldır profesyonel futbolcu, 2 farklı kulüpte futbol oynadı, KOCAELİSPOR da daha önce oynamadı,
Şamil Ünal; yaş 23, 5 yıldır profesyonel futbolcu, 8 farklı kulüpte futbol oynadı, KOCAELİSPOR da daha önce oynamadı,
Uğur Yasan; yaş 30, 11 yıldır profesyonel futbolcu, 6 farklı kulüpte futbol oynadı, 6 sezon KOCAELİSPOR da (2002–2008) futbol oynadı,
Tevfik Altındağ; yaş 21, 2 yıldır profesyonel futbolcu, 2 farklı kulüpte futbol oynadı, KOCAELİSPOR da daha önce oynamadı,
Emrah Kol; yaş 23, 3 yıldır profesyonel futbolcu, 4 farklı kulüpte futbol oynadı, KOCAELİSPOR da daha önce oynamadı,
Ali Bayraktar; yaş 24, 5 yıldır profesyonel futbolcu, 5 farklı kulüpte futbol oynadı, KOCAELİSPOR da daha önce oynamadı,
M.Ali Kurtuluş; yaş 35, 11 yıldır profesyonel futbolcu, 5 farklı kulüpte futbol oynadı, KOCAELİSPOR da daha önce oynamadı,
Maxwell Ofuyah; yaş 19
İçinde bulunduğumuz şartların bize işaret ettiği yöne bakarsak şayet, bu genç kadronun değiştirilebilmesi için ilk şart yönetimin federasyona olan yaklaşık 8 milyonluk borcu kapatmasıdır. Yukarıda anlatılan durum ise işin ikinci ayağı olacak, şayet bu oyuncular ayrılırlar ise borç bir miktar daha artacak tabii ki,
Şu an sahada ter akıtan kadromuzun ne kadar güç bir işe kalkıştığını şimdi çoğu insan net olarak algılayamıyor kanaatindeyim, bu amatör ruhun derinliğini önce devre arasında hissedeceğiz, ama gerçek manada sezonun son düdüğü çaldığında göreceğiz.
Bir kulüple yazılı sözleşme yapmış olan ve kendisine futbol faaliyetleri kapsamında yaptığı harcamalardan daha fazla miktarda ödeme yapılan futbolcudur.
(TFF PROFESYONEL FUTBOLCULARIN STATÜSÜ ve TRANSFERLERİ TALİMATI / HAZİRAN 2009)
Başlamadan önce profesyonel futbolcunun tanımını aldım TFF’ nin sitesinden kısa ve öz bir tanım ile başlamak istedim, bu tanımı iyi özümsemiş olmak gerekiyor profesyonel olmak için,
Yani her profesyonel yapıda olduğu gibi futbolun da profesyonelliği kar etmek amacıyla oluşturulmuş bir yapıdır ki bunu yargılamak bana düşmez,
Günümüz koşullarında “profesyonellik” ve “amatörlük” arasındaki tek fark ise “ödemenin” yapılış şekli gibi görünmektedir.
Demek ki amatör olsun profesyonel olsun, günümüzün futbolunda her şeyin başı maddi kazanımdır.
Her problemde futbolculardan duyduğumuz klişe “bizde ailemizi buradan kazandıklarımızla geçindiriyoruz” cümle aslında haklımıdır. (!)
Peki, şuan kadromuzda bulunan 26 oyuncunun 23’ü gerçektende, futbolun bu profesyonel tarafını teğet geçerek mücadele ettiklerini kabul etmek gerekir. Bu durumda verilen mücadelede kesinlikle bir özveri ve aidiyet temeli vardır bunu kimse inkâr edemez.(kalan üç oyuncuyu da diğerlerine göre daha profesyonel oldukları gerekçesi ile ayrı tutuyorum Serdar(41), Cem Sinan(2), Hamza(86))
Ara transfer dönemi başlangıcı liglerin devre arasına yani ocak ayı içerisine tekabül ediyor. İlk devre sonuçlandığında böyle kötü bir mali yapı ve ligdeki olası kötü pozisyonumuzu göz önüne aldığımızda, bu camiaya aidiyet duygusu olmayan, özveri ile sezonu tamamlayacağı meçhul, 5 ay boyunca ciddi bir müsabakada forma giymemiş bir yedek(!) kadrodan, nasıl bir mücadele bekleyeceğiz.
Aşağıda listelediğim bu yedek(!) kadronun içinden kaç kişi bu mücadelede yer almak ister?
Ahmet Şahin; yaş 31, 12 yıldır profesyonel futbolcu, 5 farklı kulüpte futbol oynadı, 2 sezon KOCAELİSPOR da (2001–2003) futbol oynadı,
Emrehan Ceylan; yaş 29, 12 yıldır profesyonel futbolcu, 15 farklı kulüpte futbol oynadı, KOCAELİSPOR da daha önce oynamadı,
İsmail Konuk; yaş 21, 3 yıldır profesyonel futbolcu, 3 farklı kulüpte futbol oynadı, KOCAELİSPOR da daha önce oynamadı,
Bülent Uzun; yaş 19, 2 yıldır profesyonel futbolcu, 2 farklı kulüpte futbol oynadı, KOCAELİSPOR da daha önce oynamadı,
Şamil Ünal; yaş 23, 5 yıldır profesyonel futbolcu, 8 farklı kulüpte futbol oynadı, KOCAELİSPOR da daha önce oynamadı,
Uğur Yasan; yaş 30, 11 yıldır profesyonel futbolcu, 6 farklı kulüpte futbol oynadı, 6 sezon KOCAELİSPOR da (2002–2008) futbol oynadı,
Tevfik Altındağ; yaş 21, 2 yıldır profesyonel futbolcu, 2 farklı kulüpte futbol oynadı, KOCAELİSPOR da daha önce oynamadı,
Emrah Kol; yaş 23, 3 yıldır profesyonel futbolcu, 4 farklı kulüpte futbol oynadı, KOCAELİSPOR da daha önce oynamadı,
Ali Bayraktar; yaş 24, 5 yıldır profesyonel futbolcu, 5 farklı kulüpte futbol oynadı, KOCAELİSPOR da daha önce oynamadı,
M.Ali Kurtuluş; yaş 35, 11 yıldır profesyonel futbolcu, 5 farklı kulüpte futbol oynadı, KOCAELİSPOR da daha önce oynamadı,
Maxwell Ofuyah; yaş 19
İçinde bulunduğumuz şartların bize işaret ettiği yöne bakarsak şayet, bu genç kadronun değiştirilebilmesi için ilk şart yönetimin federasyona olan yaklaşık 8 milyonluk borcu kapatmasıdır. Yukarıda anlatılan durum ise işin ikinci ayağı olacak, şayet bu oyuncular ayrılırlar ise borç bir miktar daha artacak tabii ki,
Şu an sahada ter akıtan kadromuzun ne kadar güç bir işe kalkıştığını şimdi çoğu insan net olarak algılayamıyor kanaatindeyim, bu amatör ruhun derinliğini önce devre arasında hissedeceğiz, ama gerçek manada sezonun son düdüğü çaldığında göreceğiz.
31 Ağustos 2009 Pazartesi
bir günde değişen alın yazısı
yeni yönetimimiz ilk basın açıklamasını yaptı, bu işi daha önce yaptığını zannedenler okusunda ibret alsın diye, buradan linkini veriyorum.
http://www.kocaelispor.org.tr/KS/haberler/detay.php?subaction=showfull&id=1251714055&archive=&start_from=&ucat=1
helal size,
http://www.kocaelispor.org.tr/KS/haberler/detay.php?subaction=showfull&id=1251714055&archive=&start_from=&ucat=1
helal size,
11 Ağustos 2009 Salı
Komplo teorisi (Conspiracy theory) yada Tabuta çivi çakma telaşı
Ne kadar enteresan günlermiş, şampiyonluk maçı sonrası dönerken İzmir’den, on bin kadar taraftar oksijen soluyup, bu oksijeni hücrelerimizde şampiyonluk tezahüratlarına çeviriyorduk, karbondioksiti atmıştık hayatımızdan, ta ki susurlukta tost-ayran molası için durduğumuz yerde hararetli bir tartışma masasına yancı olarak oturana kadar bu durum benim içinde böyle devam etti;
Aynı firmada çalıştığımız, yıllardır tanıdığım arkadaşlarım bir paralel evrenden gelmişler gibi çok farklı şeyleri tartışıyorlardı, sanki tarih 11 Mayıs 2008 değildi, gün bugündü; - peki, şimdi ne olacak – durumu tartışılıyor, bir sonuca bağlanamıyordu, en büyük istek - bu yönetim gitmeli daha sağlam bir yönetim gelmeli - tek ortak fikir buydu, olmadı. Diğer çoğunluk ile desteklenen görüş - mevcut kadronun genel çerçevede korunması - ve yabancı kontenjanının sadece eksik görülen mevkilere yapılması gereği, olmadı. Bu ikisinin dışında benimde desteklediğim bir diğer konu ise - hocanın hemen görevine son verilmesi - (engin ipekoğlu) ve bu yükü omuzlayabilecek bir hoca ile hemen yarın anlaşılması, bu konuşulanlar bir avuç taraftarın naçizane fikirleriydi.
Geleceği görecek değildik ya, yöneticilerimiz hep yapılmaması gerekenleri yaptı. Kötü yönetildik ve şimdi tekrar başladığımız yerdeyiz, - peki, şimdi ne olacak –
Yeni seçim sonrası -şark kurnazlığı- ile tekrar seçilen yönetim, bu şehirdeki hiçbir kurum veya kuruluşun desteğini alamadı yanına, sonrası yaklaşık 40 gün devam etti.
Belediye başkanının ricası ile bir kalp rahatsızlığı sonrası başkanın görevi bıraktığı açıklaması ile yerini alacak kişi olarak Sn. İsmail ARAÇ’IN açıklanması (ki bu isim Bld. Bşk.’mıza yakın bir isim olarak biliniyor.) ile yeni bir sayfa açılması ve belediyenin desteğinin alınması ile lige ve transferlere devam edilmesi düşünülüyordu. Yönetim kurulumuz devam edebilecek güç ve dirayete de sahipti.
Daha başta bu ismi başkan yalanladı, yerimi ve yetkimi SN. SAMİ DURMUŞOĞLU’NA devrettim dedi, yetmedi.
Bu planı Sn. Serhan GÜRKAN’DA sezmiş olacak ki giderayak, bizi daha kötü bir çıkmaza sürükleyecek olan olağanüstü kongre kararı ile bu plana bir nokta koydu, belki de yeniden aday olma planları vardır bunu yaşayıp göreceğiz.
Şimdi 22 Ağustosa kadar lisans paraları federasyona kim tarafından yatırılacak, 1 Eylüle kadar bu para yatırılmaz ise yeni transfer ile yolların ayrılması gerecek, bu kongre 29 ağustosa kalır ise yeni yönetimin transferler yapması ve lisans parasını yatırması için 1 işgünü vakti olacak.
Bu klüp bu sene küme düşer ise sorumlu olan yönetim ve kentin dinamiklerinin de küme düşmüş olması demektir. Bu takımın taraftarları asla bu AŞK’A sırtını dönmez, ama eminim ki kötü gidişatın bir şekilde hesabını soracaktır.
Saygılarımla.
Etiketler:
aşk,
ismail araç,
kocaelispor,
sami durmuşoğlu,
serhan gürkan,
yönetim
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)