aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Şubat 2010 Salı

14 şubat güzellemesi

Aşk her zaman görmek istediğin yerdedir. Biraz geç olduğunun bende farkındayım ama 14 şubatta ki rezil futbolun etkilerini yeni yeni atıyorum üzerimden, yine de seviyorum be, isimlere değil renklerine aşığız,

dipnot: pembe deki kasıt 14 şubat hesabıdır, başka bir anlam ifade etmez,



10 Şubat 2010 Çarşamba

her aşkın sonu intihardır(!)

Anadolu’dan bir takım sevmek, mahallenin güzel kızını sevmek gibidir biraz, her daim onu düşünsen de, kendi hayallerini feda etsen de yolunda;
Yüzün gülmez işte, köprü altında, yarım kalmış inşaatta sabahlamak uğruna, kendini yollara vurursun, Belki bu hafta göz göze geliriz ümidiyle…
Bakmak gözlerinin içine, bir umut beklemek bir saat kırk beş dakika yeşil çimende süzülürken; o kalbini çalan ilk karşılaşmanızı tekrar hatırlatan boşluğa düşersin, susmadan boğazın sökülürcesine bağırsan da arkasından,
Dönüp bakmaz ya da bakamaz ya, işte bu coğrafya da her aşk bir intihar bu yüzden,


_______________________ -- _______________________

Muammer ÇELİK'in Adana maçı ardından yaptığı basın açıklaması üç gündür her gün bir kaç defa okuyorum, aşk ve sevgi ne de güzel yakışıyor, KOCAELİSPOR'umuzla aynı cümlede kullanıldığında ama bir gerçek var bilinmesi gereken bu coğrafya'da her aşk bir intihardır.
seversen belki yaralı kurtulma şansın olur ama aşk = intihardır,


işte o açıklamanın tam metni:

Bazı sevgiler vardır. Tarif edilemez yalnızca sever aşık olursunuz. İşte benimde en büyük aşkım KOCAELİSPOR'dur.Herkesin terk ettiği bitirmek istediği oralı olmadığı aşkıma duyansız kalamazdım. Kalmadım da. Bu Kulüp Süper Lige çıktığımız zaman ve ardından lisansları çıkartacağız deyip yönetime gelenler tarafından bu hale getirildi.
Yönetim olarak Türkiye'nin olmaz dediğini başardık. İyi bir takım oluşturduk. Tek sıkıntımız uzun zamandır lig maçı oynamayan futbolculardı. Son Adanaspor maçına baktığımızda 1 puana bile sevinmem mümkün olmayan yerden yenilerek ayrıldık. Bizler bu durumları bilerek bu kulübü sahiplendik. 3 milyon TL nakit, 3.5 milyon TL çek dağıttık.
Bu şehirde yaşayanlardan kimseden maddi destek almadık. Sanki herkes söz birliği yapmış gibi yok olmamızı gözlüyor. Bu kulübü mahfedenler aldığımız bu neticelerle sevinç yaşıyorlar. Sağdan soldan dedikodu üretiyorlar. Bizler yılmadık yılmayacağız. Sevinçleri kursaklarında kalacak. Bu gün itibari ile takımdaki futbolculara ve personele para dağıtmak için mücadele edeceğiz.
Bu Kulübü mahvedeceksin, lisansları çıkartacağız diye kulübe talip olacaksın sonra kombine bilet parasını ödemeyeceksin. Kulübün 500 bin TL'sini alıp kaçacaksın. Bu arkadaşların peşini bırakmayacağım. Adli mercilerde hesaplarını verecekler. Biz yılmadık yılmayacağız.
Sağdan soldan dedikoduları yapanlar utanacaklar. Kaldı ki hangi yüzle bunları yapıyorlar. Kocaelispor herkesi şaşırtacak. Yeşil siyahımız 42 puanla bu lig'de kalacak. Muammer Çelik gibi herkesin bu davaya inanması gerekiyor. Daha önümüzde 39 puanlık bir periyot var. Bu periyotta alınacak 28 puan Kocaelispor'un ligde kalışını rahat bir şekilde sağlayabilir. Bunu başarmak içinde inanmak gerekir.Ne demiş atalarımız inanmak başarmanın yarısıdır. Matematiksel olarak ligde kalma şansı olduğu sürece havlu atmamamız gerekir.

28 Ekim 2009 Çarşamba

11 Ağustos 2009 Salı

Komplo teorisi (Conspiracy theory) yada Tabuta çivi çakma telaşı


Ne kadar enteresan günlermiş, şampiyonluk maçı sonrası dönerken İzmir’den, on bin kadar taraftar oksijen soluyup, bu oksijeni hücrelerimizde şampiyonluk tezahüratlarına çeviriyorduk, karbondioksiti atmıştık hayatımızdan, ta ki susurlukta tost-ayran molası için durduğumuz yerde hararetli bir tartışma masasına yancı olarak oturana kadar bu durum benim içinde böyle devam etti;
Aynı firmada çalıştığımız, yıllardır tanıdığım arkadaşlarım bir paralel evrenden gelmişler gibi çok farklı şeyleri tartışıyorlardı, sanki tarih 11 Mayıs 2008 değildi, gün bugündü; - peki, şimdi ne olacak – durumu tartışılıyor, bir sonuca bağlanamıyordu, en büyük istek - bu yönetim gitmeli daha sağlam bir yönetim gelmeli - tek ortak fikir buydu, olmadı. Diğer çoğunluk ile desteklenen görüş - mevcut kadronun genel çerçevede korunması - ve yabancı kontenjanının sadece eksik görülen mevkilere yapılması gereği, olmadı. Bu ikisinin dışında benimde desteklediğim bir diğer konu ise - hocanın hemen görevine son verilmesi - (engin ipekoğlu) ve bu yükü omuzlayabilecek bir hoca ile hemen yarın anlaşılması, bu konuşulanlar bir avuç taraftarın naçizane fikirleriydi.
Geleceği görecek değildik ya, yöneticilerimiz hep yapılmaması gerekenleri yaptı. Kötü yönetildik ve şimdi tekrar başladığımız yerdeyiz, - peki, şimdi ne olacak –
Yeni seçim sonrası -şark kurnazlığı- ile tekrar seçilen yönetim, bu şehirdeki hiçbir kurum veya kuruluşun desteğini alamadı yanına, sonrası yaklaşık 40 gün devam etti.
Belediye başkanının ricası ile bir kalp rahatsızlığı sonrası başkanın görevi bıraktığı açıklaması ile yerini alacak kişi olarak Sn. İsmail ARAÇ’IN açıklanması (ki bu isim Bld. Bşk.’mıza yakın bir isim olarak biliniyor.) ile yeni bir sayfa açılması ve belediyenin desteğinin alınması ile lige ve transferlere devam edilmesi düşünülüyordu. Yönetim kurulumuz devam edebilecek güç ve dirayete de sahipti.
Daha başta bu ismi başkan yalanladı, yerimi ve yetkimi SN. SAMİ DURMUŞOĞLU’NA devrettim dedi, yetmedi.
Bu planı Sn. Serhan GÜRKAN’DA sezmiş olacak ki giderayak, bizi daha kötü bir çıkmaza sürükleyecek olan olağanüstü kongre kararı ile bu plana bir nokta koydu, belki de yeniden aday olma planları vardır bunu yaşayıp göreceğiz.
Şimdi 22 Ağustosa kadar lisans paraları federasyona kim tarafından yatırılacak, 1 Eylüle kadar bu para yatırılmaz ise yeni transfer ile yolların ayrılması gerecek, bu kongre 29 ağustosa kalır ise yeni yönetimin transferler yapması ve lisans parasını yatırması için 1 işgünü vakti olacak.
Bu klüp bu sene küme düşer ise sorumlu olan yönetim ve kentin dinamiklerinin de küme düşmüş olması demektir. Bu takımın taraftarları asla bu AŞK’A sırtını dönmez, ama eminim ki kötü gidişatın bir şekilde hesabını soracaktır.
Saygılarımla.