Futbolda gol için uygulanan çağdaş bir taktik anlayış, ya da üstün yetenekli bir hücum oyuncunuz yoksa yapmanız gereken yegâne durum; orta sahayı koşan ve bitiriciliği yüksek olan oyunculardan oluşturmanız gereken bir taktiktir. Ayrıca savunmada dahi orta saha özellikleri barındıran top yapan oyun kuran oyuncuların bulunmasını gerektiren bir oyun anlayışıdır, aşağıdaki sözü şiar edinmiş olması gereken bir takımın uygulayabileceği bir plandır…
En iyi savunma, saldırıdır.
Robert James "Bobby" Fischer
Rakibimiz Altay böyle başladı işte oyuna, “ileride çoğalarak” bariz bir 4–2–4 kurgusu ile hatta onbeşinci dakikadan sonra gole kadar her kanat ortasında beş ya da altı Altaylı oyuncu ceza sahamızda gol kokluyordu adeta,
Ne ilginçtir ki bu kadar baskıya rağmen ilk golü bir kontra topta yedik, o dakikaya kadar her faulde oyunu kesen hakem bu sefer avantajı oynatıp golde küçükte olsa bir etki yaptı ama esas problem hırslı oyunu ile kendini sürekli kaybedip kademeyi bozan stoperimiz Aydın(58) da idi.
Rakibimizin tam tersine set oyunu oynayıp bir ya da çok zorda kalırsak iki kişi ile hücuma çıktık, gol için bize bir duran top lazımdı, o da kırk dördüncü dakikada serdarın(41) düşürülmesi ile elde edildi, golü Sheriff Suma (90) kaydetti. “Kaydetti deki kasıt önüne düşen topu kale çizgisinin ardına bırakmaktır.” Sınırlı yeteneği ile sahada da golden başka pek kayda değer bir hareketi olmadı.
Maçın ikinci devresine yine kalabalık çıkarak başlayan rakip 2-1’i bulduğunda, gol atabileceğimiz tek varyasyon olan duran top bu seferde köşe vuruşu olarak vücut buldu sahada, ön direkte yükselen Ali Cansun (17) zor bir pozisyondan gol çıkardı ve skora eşitlik getirdi. (Dk.66)
Çok geçmedi golden iki dakika sonra on dakika da dört faul yapan Ercan ikinci sarı karttan oyun dışında kaldı, gördüğü ikinci sarı kartın tek bir izahı var o da fiziksel olarak bitmiş olması topla giden rakibi takip edemeyeceğini anlayıp adamı indirmekte buldu çözümü, (Dk.68)
Hakem bu noktada haklıydı, bir dakika geçmedi ki kaptan’ın hırsına yenik düşüp topu yere vurmasının ardından hakem bir haklı kart daha çıkardı, kaldık dokuz kişi (Dk.69) oysa golle gelen bir inanç kaplamıştı tüm tribünü ama bu durum sadece 3 dakika sürdü. Rakibin hocası bu olayların ardından okay yoruşlu’yu aldı oyuna, bu isme dikkat yaş 16 ve Bank Asya’nın en genç gol atan oyuncusu (*)sadece oyuna girdikten altı dakika sonra golünü kaydetti. (DK.77)
Maç da burada bitti, ardından KILIÇASLAN’A yapılan bir ayıp var, bu olayı kimse tasvip edemez, esas tribünde gözden kaçan olay hasan uğur’un maratona doğru gelip sus işareti falan yapması oldu.
Ayrıca başkanın ikinci devreyi hodrimeydan ile izlemesi maçın ardından önce Kılıçaslan’ı sakinleştirme çabaları ve hakeme tepkisi de dikkat çekiciydi,
Yazmazsam olmaz : kaleci mevkiinde oynatmakta olduğumuz Fevzi(48) var ki evlere şenlik, kesinlikle yaptığı işin bilincinde değil, (sanki tatil günü fethiye caddesinde salınıyor. ciddiyetsiz(!))
Erhan Yılmaz(29) sağ kanatta oynamasına rağmen hiç defansif bir katkı yapmaması ve sürekli olarak kanadı kullanmak yerine içeriye doğru kat etmesi nedeniyle defansımızın sağ kanadında oynayan Atahan(77) çok zor durumda kaldı, ilk golde de kademe hatası yapan aydın(58) ın açığını kapatmak ile meşguldü.
Perşembe günü Pfdk hakkımızda “güzel” bir ceza verecektir mutlaka, sezon başından beri pek es geçmediler bizi, yine bir seyircisiz ceza alırız ve başkanın hakeme verdiği tepki nedeniyle de bir hak mahrumiyeti de gelecektir.
dipnot: Altay taraftarını galibiyet golünde gösterdikleri olgun tavır nedeniyle ayrıca tebrik etmek istiyorum.
(*) http://www.goal.com/tr/news/233/bank-asya-1-lig/2010/01/24/1758992/bank-asyada-rekor-k%C4%B1r%C4%B1ld%C4%B1
muammer çelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
muammer çelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Mart 2010 Pazartesi
İleride çoğalmak;
10 Şubat 2010 Çarşamba
her aşkın sonu intihardır(!)
Anadolu’dan bir takım sevmek, mahallenin güzel kızını sevmek gibidir biraz, her daim onu düşünsen de, kendi hayallerini feda etsen de yolunda;
Yüzün gülmez işte, köprü altında, yarım kalmış inşaatta sabahlamak uğruna, kendini yollara vurursun, Belki bu hafta göz göze geliriz ümidiyle…
Bakmak gözlerinin içine, bir umut beklemek bir saat kırk beş dakika yeşil çimende süzülürken; o kalbini çalan ilk karşılaşmanızı tekrar hatırlatan boşluğa düşersin, susmadan boğazın sökülürcesine bağırsan da arkasından,
Dönüp bakmaz ya da bakamaz ya, işte bu coğrafya da her aşk bir intihar bu yüzden,
_______________________ -- _______________________
Muammer ÇELİK'in Adana maçı ardından yaptığı basın açıklaması üç gündür her gün bir kaç defa okuyorum, aşk ve sevgi ne de güzel yakışıyor, KOCAELİSPOR'umuzla aynı cümlede kullanıldığında ama bir gerçek var bilinmesi gereken bu coğrafya'da her aşk bir intihardır.
seversen belki yaralı kurtulma şansın olur ama aşk = intihardır,
işte o açıklamanın tam metni:
Bazı sevgiler vardır. Tarif edilemez yalnızca sever aşık olursunuz. İşte benimde en büyük aşkım KOCAELİSPOR'dur.Herkesin terk ettiği bitirmek istediği oralı olmadığı aşkıma duyansız kalamazdım. Kalmadım da. Bu Kulüp Süper Lige çıktığımız zaman ve ardından lisansları çıkartacağız deyip yönetime gelenler tarafından bu hale getirildi.
Yönetim olarak Türkiye'nin olmaz dediğini başardık. İyi bir takım oluşturduk. Tek sıkıntımız uzun zamandır lig maçı oynamayan futbolculardı. Son Adanaspor maçına baktığımızda 1 puana bile sevinmem mümkün olmayan yerden yenilerek ayrıldık. Bizler bu durumları bilerek bu kulübü sahiplendik. 3 milyon TL nakit, 3.5 milyon TL çek dağıttık.
Bu şehirde yaşayanlardan kimseden maddi destek almadık. Sanki herkes söz birliği yapmış gibi yok olmamızı gözlüyor. Bu kulübü mahfedenler aldığımız bu neticelerle sevinç yaşıyorlar. Sağdan soldan dedikodu üretiyorlar. Bizler yılmadık yılmayacağız. Sevinçleri kursaklarında kalacak. Bu gün itibari ile takımdaki futbolculara ve personele para dağıtmak için mücadele edeceğiz.
Bu Kulübü mahvedeceksin, lisansları çıkartacağız diye kulübe talip olacaksın sonra kombine bilet parasını ödemeyeceksin. Kulübün 500 bin TL'sini alıp kaçacaksın. Bu arkadaşların peşini bırakmayacağım. Adli mercilerde hesaplarını verecekler. Biz yılmadık yılmayacağız.
Sağdan soldan dedikoduları yapanlar utanacaklar. Kaldı ki hangi yüzle bunları yapıyorlar. Kocaelispor herkesi şaşırtacak. Yeşil siyahımız 42 puanla bu lig'de kalacak. Muammer Çelik gibi herkesin bu davaya inanması gerekiyor. Daha önümüzde 39 puanlık bir periyot var. Bu periyotta alınacak 28 puan Kocaelispor'un ligde kalışını rahat bir şekilde sağlayabilir. Bunu başarmak içinde inanmak gerekir.Ne demiş atalarımız inanmak başarmanın yarısıdır. Matematiksel olarak ligde kalma şansı olduğu sürece havlu atmamamız gerekir.
Yüzün gülmez işte, köprü altında, yarım kalmış inşaatta sabahlamak uğruna, kendini yollara vurursun, Belki bu hafta göz göze geliriz ümidiyle…
Bakmak gözlerinin içine, bir umut beklemek bir saat kırk beş dakika yeşil çimende süzülürken; o kalbini çalan ilk karşılaşmanızı tekrar hatırlatan boşluğa düşersin, susmadan boğazın sökülürcesine bağırsan da arkasından,
Dönüp bakmaz ya da bakamaz ya, işte bu coğrafya da her aşk bir intihar bu yüzden,
_______________________ -- _______________________
Muammer ÇELİK'in Adana maçı ardından yaptığı basın açıklaması üç gündür her gün bir kaç defa okuyorum, aşk ve sevgi ne de güzel yakışıyor, KOCAELİSPOR'umuzla aynı cümlede kullanıldığında ama bir gerçek var bilinmesi gereken bu coğrafya'da her aşk bir intihardır.
seversen belki yaralı kurtulma şansın olur ama aşk = intihardır,
işte o açıklamanın tam metni:
Bazı sevgiler vardır. Tarif edilemez yalnızca sever aşık olursunuz. İşte benimde en büyük aşkım KOCAELİSPOR'dur.Herkesin terk ettiği bitirmek istediği oralı olmadığı aşkıma duyansız kalamazdım. Kalmadım da. Bu Kulüp Süper Lige çıktığımız zaman ve ardından lisansları çıkartacağız deyip yönetime gelenler tarafından bu hale getirildi.
Yönetim olarak Türkiye'nin olmaz dediğini başardık. İyi bir takım oluşturduk. Tek sıkıntımız uzun zamandır lig maçı oynamayan futbolculardı. Son Adanaspor maçına baktığımızda 1 puana bile sevinmem mümkün olmayan yerden yenilerek ayrıldık. Bizler bu durumları bilerek bu kulübü sahiplendik. 3 milyon TL nakit, 3.5 milyon TL çek dağıttık.
Bu şehirde yaşayanlardan kimseden maddi destek almadık. Sanki herkes söz birliği yapmış gibi yok olmamızı gözlüyor. Bu kulübü mahfedenler aldığımız bu neticelerle sevinç yaşıyorlar. Sağdan soldan dedikodu üretiyorlar. Bizler yılmadık yılmayacağız. Sevinçleri kursaklarında kalacak. Bu gün itibari ile takımdaki futbolculara ve personele para dağıtmak için mücadele edeceğiz.
Bu Kulübü mahvedeceksin, lisansları çıkartacağız diye kulübe talip olacaksın sonra kombine bilet parasını ödemeyeceksin. Kulübün 500 bin TL'sini alıp kaçacaksın. Bu arkadaşların peşini bırakmayacağım. Adli mercilerde hesaplarını verecekler. Biz yılmadık yılmayacağız.
Sağdan soldan dedikoduları yapanlar utanacaklar. Kaldı ki hangi yüzle bunları yapıyorlar. Kocaelispor herkesi şaşırtacak. Yeşil siyahımız 42 puanla bu lig'de kalacak. Muammer Çelik gibi herkesin bu davaya inanması gerekiyor. Daha önümüzde 39 puanlık bir periyot var. Bu periyotta alınacak 28 puan Kocaelispor'un ligde kalışını rahat bir şekilde sağlayabilir. Bunu başarmak içinde inanmak gerekir.Ne demiş atalarımız inanmak başarmanın yarısıdır. Matematiksel olarak ligde kalma şansı olduğu sürece havlu atmamamız gerekir.
28 Ocak 2010 Perşembe
BASIN AÇIKLAMASI ARİTMETİĞİ
Başkan dün gece basın açıklaması yaptı kimden ne alınmış, kime ne verilmiş tek tek açıkladı, bana da bunları bir gelir gider tablosunda birleştirmek kaldı. Çünkü yazıdan ziyade bir tablo olması bence konuyu daha iyi açıklıyor,
Tabii bu bilgileri gazete sütunlarından ve resmi sitedeki açıklamadan yararlanarak oluşturdum hata varsa af ola;
16 trilyon olan lisans borcunun sadece 3,2 milyonluk kısmını ödeyerek transfer iznini hak etmişiz, kalan borç ise ötelenmiş, yaklaşık kalan lisans borcu 13 trilyon bu borç ne zamana ötelendi, hangi şartlarda ödenecek meçhul, esas sıkıntı yaratacak olan konu kesilen çekler, onlarda 3,6 milyon civarında ve vadeleri ise,
2010 1.ayına 675 bin TL, 2. aya 965 bin TL, 3. Aya 952 bin TL, 4. Ay 645 bin TL, 5 ay 205 bin TL, 6. aya 105 bin TL, 7.Aya 30 Bin TL
Bu borcun ödenebilmesi içinde bir takım projeleri mevcut yönetim kurulumuzun, yani kulübün kısa vadede (temmuz ayına kadar)sadece lisans nedeni ile alacaklılara kestiği çekler için 3,6 milyon TL ye ihtiyacı olacak, (bu miktara deplasman, transfer, personel giderleri dahil değil)
Uzun vadede ise lisans probleminden kalan 13 milyon TL tutarında bir borç var ki bu tutar nasıl ödenir sorusunun cevabını vermek gerçektende güç,
Siyasilerin çok kullandığı “kara tablo” ifadesi maalesef tamda önümüzde duruyor, bu durumun acı olan tarafı ise borcun gerçek sorumlularının çok rahat bir şekilde hayatlarına devam ediyor olmasıdır.
Son olarak bu haftaki Bolu maçı için fikrimi de yazayım, kazanmanın tek formülü var;
İlk devre 2–2 biten maçı, bu Pazar maça çıkacak oyunculara izlettirip o takımın ruh halini ve mücadele isteğini bu takıma aşılamaktır.
Tabii bu bilgileri gazete sütunlarından ve resmi sitedeki açıklamadan yararlanarak oluşturdum hata varsa af ola;
16 trilyon olan lisans borcunun sadece 3,2 milyonluk kısmını ödeyerek transfer iznini hak etmişiz, kalan borç ise ötelenmiş, yaklaşık kalan lisans borcu 13 trilyon bu borç ne zamana ötelendi, hangi şartlarda ödenecek meçhul, esas sıkıntı yaratacak olan konu kesilen çekler, onlarda 3,6 milyon civarında ve vadeleri ise,2010 1.ayına 675 bin TL, 2. aya 965 bin TL, 3. Aya 952 bin TL, 4. Ay 645 bin TL, 5 ay 205 bin TL, 6. aya 105 bin TL, 7.Aya 30 Bin TL
Bu borcun ödenebilmesi içinde bir takım projeleri mevcut yönetim kurulumuzun, yani kulübün kısa vadede (temmuz ayına kadar)sadece lisans nedeni ile alacaklılara kestiği çekler için 3,6 milyon TL ye ihtiyacı olacak, (bu miktara deplasman, transfer, personel giderleri dahil değil)
Uzun vadede ise lisans probleminden kalan 13 milyon TL tutarında bir borç var ki bu tutar nasıl ödenir sorusunun cevabını vermek gerçektende güç,
Siyasilerin çok kullandığı “kara tablo” ifadesi maalesef tamda önümüzde duruyor, bu durumun acı olan tarafı ise borcun gerçek sorumlularının çok rahat bir şekilde hayatlarına devam ediyor olmasıdır.
Son olarak bu haftaki Bolu maçı için fikrimi de yazayım, kazanmanın tek formülü var;
İlk devre 2–2 biten maçı, bu Pazar maça çıkacak oyunculara izlettirip o takımın ruh halini ve mücadele isteğini bu takıma aşılamaktır.
24 Aralık 2009 Perşembe
YÖNETİMİN ÇABASI
Genel kurulumuzun yapıldığı 12 ARALIK 2009 tarihinden bu güne 13 gün geçti, başka bir deyiş ile dokuz iş günü,
Federasyonun kulübümüze transfer yasağı getirmesine neden olan 63 dosya ve yaklaşık 13.000.000 TL olan borç bu kadar kısıtlı bir zaman içerisinde borçlular ile bire bir görüşülmesi ve tümünün ikna edilmesi gibi zor bir süreç aşıldı.
Başkanımız “ transfer izni bizim namusumuzdur” açıklaması ile bu ahvali oturttuğu platformda, ne kadar gerçekçi bir tespit yaptığını, bu sıkı çalışması ile tüm spor kamuoyuna ispat etmiş oldu.
13 gün içerisinde, her gün ortalama 5 kişi ile görüşülmüş olmalı, bu borcun 2.000.000 TL’lik kısmından alacaklılar vazgeçirilmiş. Toplam ödenecek miktar 4.750.000 TL ki bu para, başkanın 13–14–15 OCAK 2010 tarihli şahsi çekleri ile alacaklılara teslim edilmiş durumda, ötelenen borç 6.750.000 TL yaklaşık toplam borcun yarısı, çekler nakde çevrilince borcun ötelenmesi için alınan muvafakat nameler geçerlilik kazanacak.
Bu iş bitiricilik ayakta alkışlanacak bir girişim,
Benim içimde yinede bir korku var ki "federasyonun son anda bir pürüz çıkarabileceği", hoş bu sistem alacaklıların federasyondan dosyalarını çekmesi ile federasyona olan borcun ortadan kalkmasına dayanıyor.
Yaşanılanlardan sonra bir miktar kaygı duyuyor olmak da herhalde makul karşılanabilir.
Yeni transferlerin toplu imza töreninin yapılacağı güne kadar gönlümü ferah tutacağım artık,
Federasyonun kulübümüze transfer yasağı getirmesine neden olan 63 dosya ve yaklaşık 13.000.000 TL olan borç bu kadar kısıtlı bir zaman içerisinde borçlular ile bire bir görüşülmesi ve tümünün ikna edilmesi gibi zor bir süreç aşıldı.
Başkanımız “ transfer izni bizim namusumuzdur” açıklaması ile bu ahvali oturttuğu platformda, ne kadar gerçekçi bir tespit yaptığını, bu sıkı çalışması ile tüm spor kamuoyuna ispat etmiş oldu.
13 gün içerisinde, her gün ortalama 5 kişi ile görüşülmüş olmalı, bu borcun 2.000.000 TL’lik kısmından alacaklılar vazgeçirilmiş. Toplam ödenecek miktar 4.750.000 TL ki bu para, başkanın 13–14–15 OCAK 2010 tarihli şahsi çekleri ile alacaklılara teslim edilmiş durumda, ötelenen borç 6.750.000 TL yaklaşık toplam borcun yarısı, çekler nakde çevrilince borcun ötelenmesi için alınan muvafakat nameler geçerlilik kazanacak.
Bu iş bitiricilik ayakta alkışlanacak bir girişim,
Benim içimde yinede bir korku var ki "federasyonun son anda bir pürüz çıkarabileceği", hoş bu sistem alacaklıların federasyondan dosyalarını çekmesi ile federasyona olan borcun ortadan kalkmasına dayanıyor.
Yaşanılanlardan sonra bir miktar kaygı duyuyor olmak da herhalde makul karşılanabilir.
Yeni transferlerin toplu imza töreninin yapılacağı güne kadar gönlümü ferah tutacağım artık,
5 Ekim 2009 Pazartesi
genç futbolcular tedirgin (!)
Takım karışık, genç futbolcular tedirgin;
Maçtan önce Muammer Çelik abinin serdar ile takımın kamp yaptığı otelde özel görüşme yaptıklarını ima etti, başkan yaman, ardından ekledi.
Takım etki altında kalmasın diye bizim başka otele geçmemize rağmen;
Oyuncuların bir kısmı da idmana çıkmadı ardından, (Hoca moralsiz oldukları için izin verdim dedi, Yönetime karşı korudu gençleri takdir ettim.)
Maçta 6dk. 25dk. İki kırmızı;
12dk. Penaltıdan gol,
Dokuz kişi kalan takımının 65dk mücadelesi, (taraftarımız içinden maçtaki bu olayları oyuncularımızın komplosu olarak nitelendirenler bile var.(!) bu kafayı anlamam mümkün değil.)
Peki, hakemin maçın son bölümlerinde söylediği talihsiz cümle nasıl yorumlanır, kanım dondu duyunca, vallahi bir art niyet aramıyorum. bir faul pozisyonunun ardından "hocam etki altında kalıyorsun" diye itiraz eden Altaylı Burak’a "iki adam attım daha ne yapayım" diye verdiği cevap, bu konuşmaları Cem Sinan’ın maç ardından verdiği röportaj sayesinde öğrendik. (Hakemin maçtan sonra özür dileme kafası var bir de, işte bunu da hiç anlayabilmiş değilim.)
Bu durum Türk hakemliğinin seviyesinin (özellikle futbol kültürü adına) en güzel örneği değilmidir,
Neden dünya kupasına hakem gönderemiyoruz? Sorusunun dahi cevabını buralarda aramak lazım,
Bu hafta defansif kurgumuzdan iki adam eksik olacak ki bunlardan biri sezon başından beri mücadeleci oyunu ile türk futbolunun yıllardır aradığı sol bek olmaya aday Harun(33), diğeri de defansın göbeğinden Emirhan(21),
Yönetiminde suyu Muammer Çelik abinin çalışma başlattı iddiaları ile ısınmaya başladı,
Daha zor bir maç olacak rakibimiz G.Antep Belediye Ç.Rize’yi devirdi bu hafta, moralli olacaklar, biz ise eksik ve iç hesaplaşma mağduru bir takımız sorunlarımız bir hafta da çözülecek gibi de değil,
Maçtan önce Muammer Çelik abinin serdar ile takımın kamp yaptığı otelde özel görüşme yaptıklarını ima etti, başkan yaman, ardından ekledi.
Takım etki altında kalmasın diye bizim başka otele geçmemize rağmen;
Oyuncuların bir kısmı da idmana çıkmadı ardından, (Hoca moralsiz oldukları için izin verdim dedi, Yönetime karşı korudu gençleri takdir ettim.)
Maçta 6dk. 25dk. İki kırmızı;
12dk. Penaltıdan gol,
Dokuz kişi kalan takımının 65dk mücadelesi, (taraftarımız içinden maçtaki bu olayları oyuncularımızın komplosu olarak nitelendirenler bile var.(!) bu kafayı anlamam mümkün değil.)
Peki, hakemin maçın son bölümlerinde söylediği talihsiz cümle nasıl yorumlanır, kanım dondu duyunca, vallahi bir art niyet aramıyorum. bir faul pozisyonunun ardından "hocam etki altında kalıyorsun" diye itiraz eden Altaylı Burak’a "iki adam attım daha ne yapayım" diye verdiği cevap, bu konuşmaları Cem Sinan’ın maç ardından verdiği röportaj sayesinde öğrendik. (Hakemin maçtan sonra özür dileme kafası var bir de, işte bunu da hiç anlayabilmiş değilim.)
Bu durum Türk hakemliğinin seviyesinin (özellikle futbol kültürü adına) en güzel örneği değilmidir,
Neden dünya kupasına hakem gönderemiyoruz? Sorusunun dahi cevabını buralarda aramak lazım,
Bu hafta defansif kurgumuzdan iki adam eksik olacak ki bunlardan biri sezon başından beri mücadeleci oyunu ile türk futbolunun yıllardır aradığı sol bek olmaya aday Harun(33), diğeri de defansın göbeğinden Emirhan(21),
Yönetiminde suyu Muammer Çelik abinin çalışma başlattı iddiaları ile ısınmaya başladı,
Daha zor bir maç olacak rakibimiz G.Antep Belediye Ç.Rize’yi devirdi bu hafta, moralli olacaklar, biz ise eksik ve iç hesaplaşma mağduru bir takımız sorunlarımız bir hafta da çözülecek gibi de değil,
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)