profesyonel futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
profesyonel futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2010 Pazartesi

Bizi bekleyen tehlike;

2010–2011 sezonu için türk futbolunda kökten bir statü değişikliği düşünüldüğü konuşuluyor kulislerde, üçüncü ligin kaldırılması ve ülkemizdeki profesyonel futbol kulüplerinin sayısının 100 veya altında bir rakama çekilmesi gündemde, (bu kararın temelinin 2007 de atıldığını da hatırlatmak isterim.)

Yani süper lig 18 takım, birinci lig 18 takım, ikinci lig 45 ile 72 takım arası olacak, bu durum ülke futboluna ne kazandırır tam bilemiyorum,

1- Profesyonel takım sayısının azaltılması sevk ve idareyi hızlandırabilir -kötü anlamda- yani siyasi bir müdahale daha çabuk tesir eder.
2- Kulüp başına düşen gelir artabilir, tabii ki o üç kardeşlere verilen peşin paralardan vazgeçilebilirse,
3- Deplasmanlı amatör kümede oluşacak rekabetçi bir ortamda genç futbolcuların yetişmesi sağlanabilir,

Bu sene düşmemiz durumunda camiamız için acı bir tablo oluşuyor, Profesyonelliğin son halkasında mücadele ediyor olacağız, buradan da düşmek demek, şu anki ismi ile amatör süper lige düşmek demek olacak. Bölgesel olarak Yalova-Sakarya-Kocaeli olarak eşleşmemizde muhtemel, bu yeni durumda dahi siyasi etkilerin izlerini görmek muhtemel olacak, belki de üçüncü lig takımlarının siyasi kulisi ile bu işten vazgeçilebilir.

Siyasetin bu kadar futbol ile iç içe olduğunun gözümüze battığı bir dönem daha olmamıştı, yurt genelinde o kadar çok örnek var ki, buraya yazmayı bile gereksiz buluyorum. Daha evvelde durum böyleydi belki, amma daha üstü kapalı ve gizliydi pek göze batmıyordu.

Biz de bir dönem (bknz. Sefa SİRMEN) bu çarkın içindeydik aslında, şimdiki siyasi akımın rakibi durumunda olan bir yapılanmanın içindeydik, sırf bu nedenle şimdi ipimizin çekilmeye çalışıldığını düşünüyor çoğumuz,

İzmir’den şampiyonluk kupasını alıp geldiğimiz gün takımın şehir turuna katılan belediye başkanımızın halet-i ruhiyesi ile şimdi yaptıkları ve söyledikleri arasında büyük bir uçurum var.

Başka kentlerin yöneticileri, kâh hakemlere düdük astırmak olsun, kâh kulüp için yardım toplamak olsun, bir takım doğru/yanlış aksiyon içindelerken, takımın şampiyonluk kupası ile şehir turu atan başkanımıza bir ince ayar yapıldı sanki…

Ama sezon sonu bizi bekleyen sadece küme düşmek değil, bizim için hazırlanan bir sona doğru atılan bir adım daha olacak gibi,

Konu ile ilgili,
http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&ArticleID=946963

http://www.ajansspor.com/FORUM/forum_posts.asp?TID=1869&PID=95115

1 Ekim 2009 Perşembe

profesyonel futbol ve ara transfer rüyası

MADDE 3 - PROFESYONEL FUTBOLCULAR
Bir kulüple yazılı sözleşme yapmış olan ve kendisine futbol faaliyetleri kapsamında yaptığı harcamalardan daha fazla miktarda ödeme yapılan futbolcudur.
(TFF PROFESYONEL FUTBOLCULARIN STATÜSÜ ve TRANSFERLERİ TALİMATI / HAZİRAN 2009)

Başlamadan önce profesyonel futbolcunun tanımını aldım TFF’ nin sitesinden kısa ve öz bir tanım ile başlamak istedim, bu tanımı iyi özümsemiş olmak gerekiyor profesyonel olmak için,
Yani her profesyonel yapıda olduğu gibi futbolun da profesyonelliği kar etmek amacıyla oluşturulmuş bir yapıdır ki bunu yargılamak bana düşmez,
Günümüz koşullarında “profesyonellik” ve “amatörlük” arasındaki tek fark ise “ödemenin” yapılış şekli gibi görünmektedir.
Demek ki amatör olsun profesyonel olsun, günümüzün futbolunda her şeyin başı maddi kazanımdır.
Her problemde futbolculardan duyduğumuz klişe “bizde ailemizi buradan kazandıklarımızla geçindiriyoruz” cümle aslında haklımıdır. (!)
Peki, şuan kadromuzda bulunan 26 oyuncunun 23’ü gerçektende, futbolun bu profesyonel tarafını teğet geçerek mücadele ettiklerini kabul etmek gerekir. Bu durumda verilen mücadelede kesinlikle bir özveri ve aidiyet temeli vardır bunu kimse inkâr edemez.(kalan üç oyuncuyu da diğerlerine göre daha profesyonel oldukları gerekçesi ile ayrı tutuyorum Serdar(41), Cem Sinan(2), Hamza(86))
Ara transfer dönemi başlangıcı liglerin devre arasına yani ocak ayı içerisine tekabül ediyor. İlk devre sonuçlandığında böyle kötü bir mali yapı ve ligdeki olası kötü pozisyonumuzu göz önüne aldığımızda, bu camiaya aidiyet duygusu olmayan, özveri ile sezonu tamamlayacağı meçhul, 5 ay boyunca ciddi bir müsabakada forma giymemiş bir yedek(!) kadrodan, nasıl bir mücadele bekleyeceğiz.
Aşağıda listelediğim bu yedek(!) kadronun içinden kaç kişi bu mücadelede yer almak ister?
Ahmet Şahin; yaş 31, 12 yıldır profesyonel futbolcu, 5 farklı kulüpte futbol oynadı, 2 sezon KOCAELİSPOR da (2001–2003) futbol oynadı,
Emrehan Ceylan; yaş 29, 12 yıldır profesyonel futbolcu, 15 farklı kulüpte futbol oynadı, KOCAELİSPOR da daha önce oynamadı,
İsmail Konuk; yaş 21, 3 yıldır profesyonel futbolcu, 3 farklı kulüpte futbol oynadı, KOCAELİSPOR da daha önce oynamadı,
Bülent Uzun; yaş 19, 2 yıldır profesyonel futbolcu, 2 farklı kulüpte futbol oynadı, KOCAELİSPOR da daha önce oynamadı,
Şamil Ünal; yaş 23, 5 yıldır profesyonel futbolcu, 8 farklı kulüpte futbol oynadı, KOCAELİSPOR da daha önce oynamadı,
Uğur Yasan; yaş 30, 11 yıldır profesyonel futbolcu, 6 farklı kulüpte futbol oynadı, 6 sezon KOCAELİSPOR da (2002–2008) futbol oynadı,
Tevfik Altındağ; yaş 21, 2 yıldır profesyonel futbolcu, 2 farklı kulüpte futbol oynadı, KOCAELİSPOR da daha önce oynamadı,
Emrah Kol; yaş 23, 3 yıldır profesyonel futbolcu, 4 farklı kulüpte futbol oynadı, KOCAELİSPOR da daha önce oynamadı,
Ali Bayraktar; yaş 24, 5 yıldır profesyonel futbolcu, 5 farklı kulüpte futbol oynadı, KOCAELİSPOR da daha önce oynamadı,
M.Ali Kurtuluş; yaş 35, 11 yıldır profesyonel futbolcu, 5 farklı kulüpte futbol oynadı, KOCAELİSPOR da daha önce oynamadı,
Maxwell Ofuyah; yaş 19
İçinde bulunduğumuz şartların bize işaret ettiği yöne bakarsak şayet, bu genç kadronun değiştirilebilmesi için ilk şart yönetimin federasyona olan yaklaşık 8 milyonluk borcu kapatmasıdır. Yukarıda anlatılan durum ise işin ikinci ayağı olacak, şayet bu oyuncular ayrılırlar ise borç bir miktar daha artacak tabii ki,
Şu an sahada ter akıtan kadromuzun ne kadar güç bir işe kalkıştığını şimdi çoğu insan net olarak algılayamıyor kanaatindeyim, bu amatör ruhun derinliğini önce devre arasında hissedeceğiz, ama gerçek manada sezonun son düdüğü çaldığında göreceğiz.