12 Şubat 2010 Cuma

kim nerede serisi #001

ben onu 2-5 lik galatasaray maçındaki asisttiyle sevmiştim, Maurice Ross bizden ayrılıp memleketine dönmüştü(aberdeen fc.) şimdi ise yeni sezon için "beijing guoan f.c." anlaşma yapmış "maurice ross : çin macerası başlıyor."

bu adam da bize zorla çin ligini izlettirecek :)


kaynak : http://www.fcguoan.com/

11 Şubat 2010 Perşembe

kardeş mavisi...

bu entry için yazarın seçimi :
http://www.turkudinlerim.com/109/gulcan-kaya-mavilim-maviselim/

herhalde maç bitiminde ömer abi okay'ın kulağını çekmiştir inceden, yazmıyayım, söylemiyeyim, unutayım gitsin diyorum ama olmuyor işte;

böyle maç mı anlatılır arkadaş, sanki gs şampiyonlar ligi finalinde karşısında da lazio var rakip,

(işte lazio mavisi bilmeyenler için)

maçın son onbeş dakikasında gs özellikle üçüncü golü bulduktan sonra o turu getirecek golü bulması için çok dua etmiştir herhalde okay karacan (tamam tabii ki abartıyorum fakat) şu maçı bir banttan izlesin, eminim bana hak verecek.

bu kadar köpürterek anlatmaya adeta "golü atanın her yerini öpücem" havasını bize yaşatmaya kimsenin hakkı yok...

en büyük ayıbı da necati ikinci gole giderken yaptı "ankaraspor" diyerek, bu ayrıntı en önemlisi işte, okay karacan gs ye o kadar konsantre olmuş ki kardeşimizin ismini bile telaffuzda zorlandı.


(burda da ankaraspor mavisi, unutanlar için)

Görülüyor ki ortada karışacak bir şey yok bu mavi başka mavi, KARDEŞ MAVİSİ, teşekkürler antalya, finali de al, bari bir kupa görelim bu sezon...
(işte KARDEŞ MAVİSİ)

10 Şubat 2010 Çarşamba

her aşkın sonu intihardır(!)

Anadolu’dan bir takım sevmek, mahallenin güzel kızını sevmek gibidir biraz, her daim onu düşünsen de, kendi hayallerini feda etsen de yolunda;
Yüzün gülmez işte, köprü altında, yarım kalmış inşaatta sabahlamak uğruna, kendini yollara vurursun, Belki bu hafta göz göze geliriz ümidiyle…
Bakmak gözlerinin içine, bir umut beklemek bir saat kırk beş dakika yeşil çimende süzülürken; o kalbini çalan ilk karşılaşmanızı tekrar hatırlatan boşluğa düşersin, susmadan boğazın sökülürcesine bağırsan da arkasından,
Dönüp bakmaz ya da bakamaz ya, işte bu coğrafya da her aşk bir intihar bu yüzden,


_______________________ -- _______________________

Muammer ÇELİK'in Adana maçı ardından yaptığı basın açıklaması üç gündür her gün bir kaç defa okuyorum, aşk ve sevgi ne de güzel yakışıyor, KOCAELİSPOR'umuzla aynı cümlede kullanıldığında ama bir gerçek var bilinmesi gereken bu coğrafya'da her aşk bir intihardır.
seversen belki yaralı kurtulma şansın olur ama aşk = intihardır,


işte o açıklamanın tam metni:

Bazı sevgiler vardır. Tarif edilemez yalnızca sever aşık olursunuz. İşte benimde en büyük aşkım KOCAELİSPOR'dur.Herkesin terk ettiği bitirmek istediği oralı olmadığı aşkıma duyansız kalamazdım. Kalmadım da. Bu Kulüp Süper Lige çıktığımız zaman ve ardından lisansları çıkartacağız deyip yönetime gelenler tarafından bu hale getirildi.
Yönetim olarak Türkiye'nin olmaz dediğini başardık. İyi bir takım oluşturduk. Tek sıkıntımız uzun zamandır lig maçı oynamayan futbolculardı. Son Adanaspor maçına baktığımızda 1 puana bile sevinmem mümkün olmayan yerden yenilerek ayrıldık. Bizler bu durumları bilerek bu kulübü sahiplendik. 3 milyon TL nakit, 3.5 milyon TL çek dağıttık.
Bu şehirde yaşayanlardan kimseden maddi destek almadık. Sanki herkes söz birliği yapmış gibi yok olmamızı gözlüyor. Bu kulübü mahfedenler aldığımız bu neticelerle sevinç yaşıyorlar. Sağdan soldan dedikodu üretiyorlar. Bizler yılmadık yılmayacağız. Sevinçleri kursaklarında kalacak. Bu gün itibari ile takımdaki futbolculara ve personele para dağıtmak için mücadele edeceğiz.
Bu Kulübü mahvedeceksin, lisansları çıkartacağız diye kulübe talip olacaksın sonra kombine bilet parasını ödemeyeceksin. Kulübün 500 bin TL'sini alıp kaçacaksın. Bu arkadaşların peşini bırakmayacağım. Adli mercilerde hesaplarını verecekler. Biz yılmadık yılmayacağız.
Sağdan soldan dedikoduları yapanlar utanacaklar. Kaldı ki hangi yüzle bunları yapıyorlar. Kocaelispor herkesi şaşırtacak. Yeşil siyahımız 42 puanla bu lig'de kalacak. Muammer Çelik gibi herkesin bu davaya inanması gerekiyor. Daha önümüzde 39 puanlık bir periyot var. Bu periyotta alınacak 28 puan Kocaelispor'un ligde kalışını rahat bir şekilde sağlayabilir. Bunu başarmak içinde inanmak gerekir.Ne demiş atalarımız inanmak başarmanın yarısıdır. Matematiksel olarak ligde kalma şansı olduğu sürece havlu atmamamız gerekir.

2 Şubat 2010 Salı

söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil,

Beyhude gamlanma divane gönül
Cümle alemin rızkını veren vardır
Yaptığın hatayı görmüyor sanma
Kalpte gizli en derin sırları bilen vardır

Mal-ı emlakım var deyu güvenme
Arkam var deyu dayanma
Sırt üstü insanı yere varan vardır

Beyhude gamlanma divane gönül
Cümle alemin rızkını veren vardır

Derdime vakıf değil canan
Beni handan bilir
Hakkı vardır şad olanlar
Herkesi şadan bilir

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil
Çektiğim alamı bir ben birde Allah’ım bilir...

Fuzuli...



"körfezim daha fazla üzme bizi"

28 Ocak 2010 Perşembe

BASIN AÇIKLAMASI ARİTMETİĞİ

Başkan dün gece basın açıklaması yaptı kimden ne alınmış, kime ne verilmiş tek tek açıkladı, bana da bunları bir gelir gider tablosunda birleştirmek kaldı. Çünkü yazıdan ziyade bir tablo olması bence konuyu daha iyi açıklıyor,
Tabii bu bilgileri gazete sütunlarından ve resmi sitedeki açıklamadan yararlanarak oluşturdum hata varsa af ola;

16 trilyon olan lisans borcunun sadece 3,2 milyonluk kısmını ödeyerek transfer iznini hak etmişiz, kalan borç ise ötelenmiş, yaklaşık kalan lisans borcu 13 trilyon bu borç ne zamana ötelendi, hangi şartlarda ödenecek meçhul, esas sıkıntı yaratacak olan konu kesilen çekler, onlarda 3,6 milyon civarında ve vadeleri ise,
2010 1.ayına 675 bin TL, 2. aya 965 bin TL, 3. Aya 952 bin TL, 4. Ay 645 bin TL, 5 ay 205 bin TL, 6. aya 105 bin TL, 7.Aya 30 Bin TL

Bu borcun ödenebilmesi içinde bir takım projeleri mevcut yönetim kurulumuzun, yani kulübün kısa vadede (temmuz ayına kadar)sadece lisans nedeni ile alacaklılara kestiği çekler için 3,6 milyon TL ye ihtiyacı olacak, (bu miktara deplasman, transfer, personel giderleri dahil değil)

Uzun vadede ise lisans probleminden kalan 13 milyon TL tutarında bir borç var ki bu tutar nasıl ödenir sorusunun cevabını vermek gerçektende güç,

Siyasilerin çok kullandığı “kara tablo” ifadesi maalesef tamda önümüzde duruyor, bu durumun acı olan tarafı ise borcun gerçek sorumlularının çok rahat bir şekilde hayatlarına devam ediyor olmasıdır.

Son olarak bu haftaki Bolu maçı için fikrimi de yazayım, kazanmanın tek formülü var;
İlk devre 2–2 biten maçı, bu Pazar maça çıkacak oyunculara izlettirip o takımın ruh halini ve mücadele isteğini bu takıma aşılamaktır.

25 Ocak 2010 Pazartesi

Error loading

Lisansla olacak şey değil demek ki, birkaç değişkenin aynı anda sizin istediğiniz şekilde olması gerekiyor üç puanı elde etmek için, bu değişkenleri de saha koşulları, oyuncu psikolojisi, takım taktiği, bireysel hatalar ve maalesef hakemler (Yalnız bu son değişken sadece türk futbolu için geçerli sanırım) olarak örnekleyebiliriz.
Tüm değişkenler lehinize de olsa bir şeyler doğru gitmiyorsa bu da kadro yapısı ile açıklanabilir, mesela gol yollarındaki tıkanıklığı gidermek ve takımın maça konsantrasyonunu arttırmak için KOCAELİSPORUMUZUN onbirinde mutlaka SERDAR TOPRAKTEPE yer almalı, bunu acı bir kayıpla da olsa öğrendik,
Bence erken bir gol ve rahat bir maç için bu hafta mutlaka KAPTAN SERDAR ile başlamalıdır Cihat hoca, ayrıca BİLAL’DE cezalı duruma düştü, stoperdeki bu açığı da CEM SİNAN ile kapatırsak yararlı olur kanaatindeyim,
Artık önümüzdeki maçlara bakacağız,

20 Ocak 2010 Çarşamba

19 Ocak 2010 Salı

kardeşlik bilinci,

Dün bir şeyler yazdım maç hakkında ama ilk devredeki buca maçında başımıza neler geldiyse şimdi de, aynı talihsizliklerle karşı karşıyayız işte, ilk devre evlerinden alınan kadro şimdi yine ikamet adreslerinden çağrılmış. Sildim yazdıklarımı…
Ne büyük bir çileymiş bu bitmek bilmiyor, nasıl bir ömür törpüsüymüş dişleri dahi körelmiyor, yardımını esirgemeyenlere “Allah razı olsun.” diyesim var sadece,
Bu zorluklar aşkımızı yüceltiyor…
-----
Kardeşim uzakta pek görüşemiyoruz, ama bir anda karşıma çıksa bu kadar sevinirdim ancak; dün akşam TRT–1 de rastlayınca ANTALYASPOR’UMUN maçına; (lisans para falan derken futbol dünyasından soyutlanmışız iyice)
İlk yirmi dakika oyunu geride kabul etmese o talihsiz golü de yemez büyük bir ihtimal ile devreyi de önde kapatabilirdi kardeşlerimiz, Tita’nın biraz maça asılmasının ardından rakibinin zaaflarını iyi değerlendiren ANTALYASPOR duran top organizasyonu ile adeta ada’dan kopup gelen bir pozisyon ile ağları havalandırdı,
İkinci devre 3–1 çok rahat buldu kardeşimiz, daha sonra bir rehavet ve rakibin çift forvete dönmesi ile iki gol görse de kalesinde azman zenci djiheoua perdeyi kapatan golü dk. 88 de buldu, maçta 4–3 bitti.
Hem futbola doyduk hem de kardeşimizle hasret giderdik, bir müddet uzaklaştık sorunlarımızdan dertlerimizden, bir gerçeği de hatırladık -dk.41’de-
“hükümet düşer enflasyon düşer KOCAELİ babayı düşer.”